|
|
28/3/2007 - nedir bu aşk dedikleri...

bu aralar çokca aşktan meşkten ve ilişkilerden bahsettiğimin farkınmdayım.fakat bahardanmıdır yoksa banamı tesadüf ediyo bilmem çok yakınımda aşık olan olana.bende gün boyu düşünmeden edemiyorum doğrusu nedir bu aşk dedikleri.
çok yakın bir arkadaşım uzun süreli ilişkisini yeni bitirdi.asla onaylmadığım bir ilişkiydi.işin aslı yakıştıramıyodum,anlam veremiyodum.o kadar ayrı dünyaların insanlarıydılarki ikisi.nasıl olupta aynı paydada buluşmuşlardı,ne paylaşmışlardı.onları birbirine çeken şey neydi.partnerini arkadaş olarak sevsemde bi ilişki adamı olduğunu düşünmüyordum açıkcası.arkadaşım seviyodu onu ama.kimsede bulamıyordu onda bulduğunu,onda bulduğu neyse artık.bakışını seviyodu,duruşunu,konuşmasını,gülüşünü.....tanıyodu aşkını.bir bakışından sesinin tonundan anlıyodu kafasının içinden geçenleri.yalanlarınıda yakalasa,bu işin sonunun olmadığınıda bilse hatta ihanetini görse genede onu insan olarak tanıyodu.yaşadığı ilişkiyi, biliyodu o.bu kadar yalan değildi yaşadığı,ne kadar yalandı desemde ,değildi işte ona göre.
çok daha iyileri çıksada karşısına kimse onun yerini alamıyodu.aşkın gözü hakkaten bu kadar körmüydü yoksa aşk aslında emekmiydi.yani bir insanı tanımak için o kadar emek harcıyodunki al baştan başka birisini tanımak fikri hoş gelmiyodu sana.partnerinin huyunu suyunu,ahlağını,fikrini zikrini öyle pat diye anlayamıyodun,bunun için zaman ve çaba harcıyodun.tam hah işte aklından geçeni okurum dediğin andada pat diye çıkaramıyodun onu hayatından.alışıyodun çünki ona,huylarına,gülüşüne bakışına... bi zaman sonra kimse onun gibi gülemez , kimse onun gibi bakamaz oluyodu.hatta ilk başlarda itici bulduğunuz şeyleri bile bi zaman sonra sevmeye başlıyordun.o biraz sen,sende biraz o oluyodun aslında.silemiyodun yaşanmışlıkları,anıları.nedendir bilmem ayrılıklşrda hiç kötü anılar hatırlanmaz.hep burnunun direğini sızlatacak içini cız ettirecek şeyleri hatırlarsın.aşk garip bir mazoşistlik belkide.acıdan zevk almak.eğer sevgide neden varsa bu aşk diildir bence.sevginin içindeki cevap verilemeyen nedensizliğe takılan isimdir bence aşk. dolayısıyla konu sevgiyse nedenlide sevilebilir nedensizde
başka ne söylenebilirki aşk hakkında
Sevdim seni bir kere başkasını sevemem Deli diyorlar bana desinler değişemem Desinler değişemem desinler değişemem
Daha yolun başındasın değişirsin diyorlar Oysa sana çıkıyor bildiğim bütün yollar
Sevgi anlaşmak değildir nedensizde sevilir Bzen küçük bir an için ömür bile verilir
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
20/3/2007 - canıma......


Ben seni kocaman bir yürekle sevdim.Gözlerim degil, yüregimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüregime. Bir baska yerde olamazdın zaten. Sen, benim en degerli yerimde, yüregimde olmalıydın, orada kalmalıydın.çok aşka ev sahipligi yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Her hangi bir konuk degildin artık.Bu yüzden ne agırlama faslı vardı, ne de ugurlama.O yüregin gerçek sahibiydin. Simdi sonbahar, kışa giriyoruz ya.Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle.çicek çiçek açtın yüregimde.Gökkuşagı zayıf kaldı,senin renklerin karsısında.Taze bir yaprak gibi yeşildin.Açelyaydın pembeliginle.Üzerine çig taneleri düşmüş sarı güldün.Kırmızıydın bir ateş gibi.Ve maviydin... En cok bu renkle anmayı sevdim seni.Denize tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da.Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık.En kızgın,en tahammülsüz oldugum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana.Içimdeki sevinç yüzüme yansıdı,güldüm.Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek oldugunu, nasıl güzel bir şey oldugunu anladım seninle..Her seye ragmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacagım hiçbir zorluk yoktu.Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim.Sen elimden tuttugunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi.Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim.Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim,kul ederdim.Sana ulaştıgımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm.Ve o göle bir tek sen girebilirdin...Sevdim ve hayrandım da.Her halin çekti beni.Duruşunu,uyumanı,gülmenı,kızmanı,şaşkınlıgını, saflıgını,kurnazlıgını,çocuklugunu,olgunlugunu sevdim.Sesini de sevdim suskunlugunu da.Küçük oyunlarını,kaprislerini, sitemlerini,korkularını sevdim.Seni ve o doyumsuz sevdanı,uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çogu zaman.Sıgmadın cümlelere ve hiç bir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.Seni severken yorulmadım.çünkü sen yasam kaynagıydın.Her gün yenilendim.Seninle çogaldım,büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.Ölmeyecektim çünkü sen ölmezligin ta kendisiydin
|
|
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
17/3/2007 - sevgi...
SEVGİ
Merhaba gülen gözlü arkadaşım, dudağındaki tebessümü kaybetmemişsin daha. Ne güzel dünyaya gülen gözlerle bakabilmek ve insanlara tebessümler saçabilmek senin gibi.
Biliyorum, üzülüyorsun donuk gözlerle karşılaşınca. Ne yapalım arkadaşım, herkes senin gibi olamaz . Duyabiliyorum " Hayır olmalı" dediğini.
Haklısın arkadaşım, aslında bütün insanlar senin gibi olmalı. Bilseler bir tebessümle neler yapabileceklerini, bir çocuğun gözlerindeki ışıltıyı bir tebessümle nasıl görebileceklerini, sıkıntılarla dolu bir insana nasıl dünyaları vereceklerini bilseler ve gülen gözlerin buzları nasıl erittiğini, kalpleri nasıl birleştirdiğini bilseler, eminim onlarda senin gibi olmak isterlerdi...
Ve sevgi saçıyorsun gülen gözlerinle arkadaşım. Saf ve hiç bir beklentisi olmayan bir çocuk gibi. Hayır arkadaşım, sevgi, sadece sevgiliye duyulmaz . Sevgi evrensellikdir..
Hiç kimse altın yığınları gibi kasasına kilitleyemez onu. Onun yeri kalplerdedir.
Bir annenin kalbindedir, onun yeri çocuğuna verebilmek için. Onun yeri bahçıvanın ellerindedir, sevgi tohumları saçabilmek için. Evet... Sevgi heryerdedir.. Yeter ki sen onu bulmak iste.
Sevgiyi bulmak kolay... Zor olan onu elinde tutabilmekte. Unutma arkadaşım, sevgiyi duyabilmlekle de iş bitmiyor... Sevgiyi göstermek de gerekir.
Hayat kısa arkadaşım bugün olan yarın yok. Sevgiyi göstermek beklemeye gelmez, yarın çok geç olabilir. Elindekini kaybetmeden kıymetini bilmelisin. Biliyorum arkadaşım, bana hak veriyorsun. Şimdi koş sevdiğinin yanına.. Önce, ona gülen gözlerle sımsıcak bir gülümse ve "Seni seviyorum" deyiver içinden gelen en sıcak sesinle. Hayır bunlar komik şeyler değil arkadaşım..
Seni seviyorum anne, baba, kardeşim, arkadaşım vs. demek komik değil. Bu senin gibi bütün canlılara karşı sonsuz bir sevgi duyan bir insan için hiç de zor değil sadece biraz cesaret arkadaşım. Bu, yalnızca yüreğinin buz kapladığını, taşlaştığını zanneden insanlara biraz zor gelecektir ama onlar da senin gösterdiğin cesareti gösterdiklerinde, kalplerinde sevgi kıpırtılarını hissettiklerinde ve ağlamayı öğrenebildiklerinde inan herşey onlar için ve bütün insanlar için daha güzel olacak.
Evet arkadaşım, gülmek varken surat asmak niye, güldürmek varken ağlatmak niye, güzel sözler söylemek varken kalpleri kırmak niye?
Hayat çok kısa arkadaşım.. Ve bu dünyadaki hiçbirşey kırılan kalplere değmez .
Şimdilik hoşçakal arkadaşım yine gel. Yanına senin gibi gülen gözlü, yüreği sevgi dolu insanları alıp yine gel olur mu? Beni fazla bekletme... Çünkü yarın burada olamayabilirim.
SEVDİKLERİNE "SENİ SEVİYORUM" DEMEK İÇİN GEÇ KALMA !
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/11/2006 - sevgi nedir...sevgi emektir.....
sevgili arkadaşım minenin mesaj kutuma bıraktığı mesajlardan derledim bu yazıyı.aynen yayınlıyorum:
neydi sevgi.sevmek neydi.seni seviyorum demeklemi sevgi olurdu.yada sevdiğiniz neydi?aklımı ,bakışımı,gülüşümü,vicudmu,size yaşattıklarımı,tutkunuzmu,...neyini seversiniz sevdiğinizin.eski bir türk filmi vardır ben çok severim "al yazmalım selvi boylum".büyük ihtimalle hepiniz izlemişsinizdir.kadın en sonunda bi tercih yapmak durumunda kalır.bir yanda tek sevdiği,ilk aşkı,diğer yanda ona sahip çıkan adam.o sahne muhteşemdir,kadın bakar ve derki "neydi sevgi....sevgi emekti".....
sevgi;gözlerini kapattığın vakit ona güvenmekti.uyandığında,hayatında onun olduğunu hatırlayıp yatağından gülümseyerek kalkmaktı.gece yatarken;ıyki yanımda;diye düşünmekti,dalmadan önce son dakikada omuzlarındaki yükün en taşınmaz olduğunu düşündüğünde şükretmeyi aklına getiren nedendi sevgi,haklı veya haksız bir durumda öfkeden köpürdüğünde önce seni sakinleştirendi sevgi onun için özel olan herşeyin senin içinde özel olmasıydı sevgi.kimi zaman anlayamasanda saygı duymaktı.bunu onun için yapıyorum deyip gurur duymakı.sevgi emekti,emek sevgi....sevgi cinsellik değildi,elinden tutup sinemaya götürmek değildi.sevgi anlatmak hiç değildi!yaşamaktı sevgi!onun için nefes almaktı.....durgun masmavi bir denizin üztünde kollarını açıp sırtüstü yatarken,yüzmeye çabalamazken vücudunun ağırlığına rağmen suyun senı kaldırması ve güneşin vücudunu ısıtmasına neden olması gibi birşeydi sevgii.......
sevgi denen şey hevesse eğer,o zaman farklıdır herşey.cam sevgisiyse yaşanan,cam gider sevgi biter.yalancı üzüntüler yalancı gözyaşları kandırmamaz gerçekten seveni.çünki sevgi yaşanır sevgi hissedilir.
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
27/11/2006 - sevgiye tutsak.....

Kedilerle ilgili bu durumu yeni ögrenmistim: Normalde sokak kedisi kendini saldirgan köpeklere karsi koruyabilirmis. Bu direnci kiran tek sey neymis biliyor musunuz: Sevgi... Insanoglu, eger bir sokak kedisinin basini oksar ve ona sefkat gösterirse kedicik kendisinin koruma altinda oldugunu zanneder ve sivri tirnaklarini içeri çekermis. Ve vahsi köpeklerin azgin dislerini girtlaklarinda veya itlaf ekiplerinin zehirli etlerini midesinde bulurmus. Küçücük bir dokunusta gardi düsen ve ölümcül yaralara açik hale gelen sarmanlarin kaderinde kendi ask hayatimizin hülasasini buldum.Biz de Eros'un sefkatine siginip, sevdalaninca en mahrem zaaflarimizi elevermiyor muyuz? Yillar yili ardina sigindigimiz barikatlarin anahtarini gönüllü teslim edip, tirnaklarimizi içeri çekmiyormuyuz? Sevginin bizi kollayacagina, sarip sarmalayacagina dair ön kabulümüz yüzünden koruma duvarlarimizi gönüllü kaldirip, yaralarimizi açik hale getirmiyor muyuz? Sonra neoluyor? Sevdamiz en büyük zaafimiza dönüsüyor. Saçimizi oksayan elin bizi ilelebet kollayacagina inaniyor, tatli sözlere kaniyoruz. Taklalar atip, cilveler yapiyoruz. Ve en ummadigimiz anda, en korunaksiz halimizle Kalaniyoruz askin hoyrat yüzüne... Sefkatimiz katilimiz oluyor. Ders almak mi? Ne münasebet!..Daha son ihanetin yarasi kabuk baglamadan, yeni yaralar için araliyoruz kalbimizin kapilarini... Zavalli bir kedi yavrusundan farkimiz yok askin karsisinda... Boynumuzda, kalbimizde pençe pençe darbe izleriyle, her sicak dokunusta çocukça uysallasip, her hayalkirikliginda "köpek gibi" pisman olarak, her terkediste aci çekip her dönüste biraz daha kanayarak, kanayan yerlerimizi kediler gibi dilimizle yalayarak, "Bir daha asla"larla "Daima"lar arasinda yalpalayarak yara bere içinde yasiyoruz. O yüzden "Melek"ler, içe kivrik patilerle gömülüyor. Ve hayata "Seytan"lar hükmediyor. Belki de en iyisi kuyrugu her daim dik tutmaktir... Sefkate kanmis mefta bir ev kedisi olmaktansa, gardini almis hayatta bir sokak kedisi kalmak daha iyidir.

|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
19/11/2006 - forum(yorumlarınızda cevaplarınızı bekliyorum)
terk etmekterk edilmek
ilişkilerin başlaması kadar bitmeside doğaldır.peki siz terk eden olmayımı yoksa terk edilen olmayımı tercih edersiniz?aşk acısı çekmeyi sevenlerdenmi yoksa hemen yeni maceralara yelken açanlardanmısınız?haydi buyrun ayrılıkları tartışalım.yorumnlarınızı bekliyorum.
(bu tartışma pistols içindir)
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
savaşa hayır2
savaşa hayır3
kadına şiddete son
aile içi şiddete son
deprem felaketimiz olmasın
sigaranın esiri olmayın
hadi kızlar okula
biyreysel silahlanmaya hayır
türkçe konuş
uzaya türkçe isim

kadına karşı şiddete son animasyon
|
Hakkımda
hayat tekrarı sever,yeniden başlamayı...kuşlar dalları sever,kanatlarsa uçmayı....
|
|
|