16/10/2006 - kadın gittiğinde
KADINLAR gittiklerinde arkalarında daha büyük boşluklar >bırakırlar. Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde >"yetim-öksüz"kalan çok olur: Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun >içindeki eski düğmeler, >özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler... Sabah >karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim >kalmıştır tabaklar. >Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların. >Sık sık boynunu büker "sarıkız". >O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse >anlayamaz krom hac tasının. >Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz. >Bir kadın gittiğinde... >Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir >temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci. .. >Bir anne gider... >Bir dost... >Bir arkadaş... >Bir sevgili... >Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde. > >Hep böyle olur; bir kadın gittiğinde; övgüler, uyarılar, >yakınmalar, dualar yetim kalır. >Kapı eşiğindeki "Dikkat et..." duyulmaz, annesi gitmiştir"geç >kalma"nın. Kadınlar, arkalarında büyük boşluklar bırakarak giderler. Bir >kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında. Ve bir kadın >gittiğinde pek çok "yetim" bırakmıştır arkasında. >
|